14 bin yıldır çözülemeyen sır

Bilim insanların varlığını reddettiği ancak kitaplara konu olan Mu Kıtası efsanesi sizi de üzerinde fazlasıyla düşündürecek.

Kayıp Kıta Mu’nun Büyük Okyanus’ta Asya ile Amerika kıtalarının arasında olduğuna inanılıyor. Mu’nın Avustralya’nın iki katı büyüklüğünde olduğu kaynaklarda belirtilmiş durumda.

Kayıp Kıta Mu hakkında en detaylı araştırmayı İngiliz subay ve aynı zamanda gezgin olan James Churchward yapmıştır. Mu kıtası hakkında İngiliz gezgin beş ayrı kitap yazmıştır.

Churchward, Tibet’te yaptığı araştırmalar sonucunda Mu’nun 14 bin yıl önce bir deprem sonucu battığı kanısına varmıştır.
Her ne kadar bilim insanları Mu’nun varlığını reddetse de Meksika’da bulunan bir piramitte Mu hakkında çarpıcı ifadeler yer alıyor. 


Theotihuacan Palenk Mabedi Piramidi’nin duvarına kazınmış Mu hakkında şu ifadeler yer alıyor;

6 Kaan yılı Zak ayı II Maluk günü başlayan korkunç yer sarsıntısı, 13 Şuen’e kadar devam etti. Mu kıtası felakete kurban gitti. Mu ülkesi iki kere kalktıktan sonra bir gece çöktü, üstünü sular kapladı. Toprak birkaç defa havaya kalktı ve oturdu. Felaket, 64 milyon insanın ölümüne sebep oldu. 

Mu Kıtası, Zak ayının 13. cuma günü battığı için ‘13’ rakamı uğursuz olarak bilinir. 
Mu Kıtası’nın teknolojik açıdan zamanının çok ötesinde olduğu düşünülüyor.
İnsanlığın Mu Kıtası’nda doğduğu ve buradan yayıldığı bir diğer varsayım. 
Kaynaklar Mu Kıtası’nda tek Tanrı inancının hakim olduğunu gösteriyor.
Ayrıca bu adada yaşayanlar telepati yöntemiyle seyahatlere çıkabiliyormuş.


Dört ayrı dilin konuşulduğu Mu’da yazı dili ortaktı.
Mu Kıtası’nın ortadan kaybolmasının sebebi olarak; insanlarının manen ve madden en yüksek mertebeye ulaşmış olması olarak gösterilir.


Mu’nun Atlantis gibi bir efsane olup olmadığı ise sizin yorumunuza kalmış durumda. 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir