Aydaki gizemli insan eli kemiği

Amerika’nın tanınmış öğretim kurumlarından Berkeley Üniversitesi Profesörler Kurulunun açıklamasına göre Ay’a ilk defa ayak basan, insanoğlu Apollo mürettebatı değil, Edward Jefferson adlı bir Amerikalı bilim adamıdır. Berkeley Üniversitesi’nin yaptığı bu açıklamaya göre Edward Jefferson 27 Ağustos 1932 yılında kendi yaptığı bir roketle Ay’a gitmeyi başarmış, ancak geri dönememiştir.

Berkeley Üniversitesi jeologlarından Profesör Everet Simpson Apollo 17 astronotlarının Ay’dan getirdikleri taşları incelerken bunların arasında bir insan kemiği bulmuştur. Aynı üniversitenin antropologlarından Thomas Lefty bu kemiğin bir insana ait olduğunu ve sağ elin kemiği olduğunu da söylemiştir. Bu buluş her iki bilim adamını bir hayli şaşırtmış ve heyecanlandırmıştır. Çünkü bugüne kadar elde edilen bilgilere göre insanların Ay’da yaşayabilmesi imkânsızdır. Ay’da atmosfer ve hava olmadığı gibi, manyetik alanın çok zayıf olması ve yerçekiminin Dünya’dan beş defa daha azlığı Ay’da insanın yaşamasını imkânsız kılmaktadır. İşin içinden çıkamayan bilim adamları tanınmış bir fizik bilgini olan Robert H. Godard’a başvurmuşlardır. Godard’ın onlardan kemiğin yaşını bulmalarını istemesi üzerine yapılan testler sonucu kemiğin 40 yaşlarında bir insana ait olduğu ortaya çıkmıştır.

Üç bilim adamı bu buluş üzerinde başlıca üç varsayım yürütmeye başlamışlardır. Bu varsayımlara göre:
1 — Ay’da aynı Dünya’dakine benzer bir uygarlık yaşamaktadır.
2 — Ay, Dünya’nın bir parçasıdır. Dünya’dan ayrıldığı zaman yeryüzünde yaşayan bir kısım insanları da birlikte götürmüştür.
3 — Bir veya birkaç kişi yıllarca önce Ay’a ayak basmayı başarmışlardır.

Fizik bilgini Godard bu üçüncü varsayımın en mantıklı yol olduğuna karar vermiştir. Çünkü bizzat kendisi 1928 yıllarında sıvı yakıtla çalışan bir füze imal etmeyi başarmıştır. Aynı zamanda 1935 yılında ölen Sovyet bilgini Tsiolkovsky de bu konuda kendisinden daha ileri çalışmalar yapmıştır.

Godard birden kendi özel asistanını hatırlar. Asistanı Jefferson 1932 yılında ani ve şüpheli bir şekilde ortadan kaybolmuş ve bir daha da izine rastlanmamıştır. Kendisi kaybolduğu zaman 40 yaşlarındadır. Bir hafta sonra herşey ortaya çıkmıştır. Tucson’a giderek şehir savcısı ile görüşen üç bilim adamı gerçeği öğrenirler. Jefferson’un dosyası arşivden çıkarılır. Dosya üzerine bir soru işareti konularak kapatılmıştır. Ancak soruşturma evrakında yer alan olaylar bilim adamlarının şüphelerini ortadan kaldırır.

Çünkü 1932 yılının 27 Ağustos’unda gökte ıslık sesi çıkararak giden ve doğuya doğru ilerleyen bir cisim görmüşlerdir. Ufukta kaybolan bu cismin arkasından bir patlama duyulmuştur. Ertesi gün bir çiftçi Angel Point’e düşen bir cismin yangın çıkardığını haber vermiştir. Yangın yerine yetişen kasabanın şerifi ve yardımcıları orada hurda haline gelmiş bir demir yığını bulmuşlardır. İlgi çekici taraf yanan binada altı yıldan beri Jefferson oturmaktadır. Yangından sonra yapılan aramalarda Jefferson’a ait en ufak bir parça bile bulunamamıştır.

«Jefferson deli diyebileceğimiz bir dahiydi» diyen Godard onun çalışmalarını şöyle anlatmıştır: «Birlikte çalışmalar yaptığımız roketin daha büyüğünü Jefferson kendi başına imal etmeyi başarmıştı. Altı yıl uzay gezisini gerçekleştirmek için çalıştı. Atış rampasını hazırladı. Binlerce litre sıvı propergol hazırladı. Ancak benim anlamakta güçlük çektiğim nokta onun bu çalışmaları sırasında ölüme hazırlandığını nasıl görmediği. Zira çıkış hızı daha başında onu öldürebilirdi. Bunu bilmesi gerekirdi. Ay’a varma şansı ise 10 binde birdi. Yerçekiminden nasıl kurtuldu. Onu işte bilemiyorum.»

Houston — Berkeley Üniversitesi profesörlerinim açıklaması Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) yetkililerini şaşkına çevirmiştir. Bir kısmı böyle bir şeyin olamayacağını, bir kısmı ise 1932 yıllarında bile bunun gerçekleştirilmesinin mümkün olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Jefferson’un Ay’a gitmesinin karşı görüşünde olanlar şu varsayımları ileri sürmüşlerdir:
1 — 1932 yılında en büyük bilim adamlarının Ay’a gidecek rokete bir yön tayin etmesi imkânsızdı. Çünkü bugün bile Apollo’ları Ay’a gönderirken en az bir kez yön düzeltmesi yaptırmaktayız.
2 — Yerçekiminden kurtulmak için gerekli olan gücün en küçük makinelerde bile makinenin ve içindekinin ağırlığının en az 100 kat fazla olması gerekmektedir.
3 — Madem Jefferson herşeye rağmen Ay’a ulaşmaya muvaffak oldu. Öyleyse neden bindiği roketin parçalarına rastlanamadı.

Bir insan kendini nasıl sonucu belli olmayan bir deney için kurban edebilir. Altı yıl süren hazırlıklarını herkesin gözünden nasıl saklamayı başarmıştır. Bir deli bile zafer hayallerini açıklamaktan sevinir. Öte yandan bu işe «olabilir» diyenler ise şöyle düşünmektedirler: «Jefferson Ay’a ancak ölü olarak varabilmiştir. Çünkü yolda ölmüş olmasa bile Ay’daki şartlar yüzünden can vermiştir.»

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir