Ay’ın ikiye bölünmesi

“Kıyâmet yaklaştı ve ay yarıldı. Kâfirler bir mucize görünce yüz çevirirler ve: ‘Bu devam ede gelen bir büyüdür’ derler”(Kamer, 54/1 ve 2) mealindeki ayetlerde Ay’ın yarıldığı ve kâfirlerin bunu inkâr edemedikleri, yalnız bunun bir büyü olarak değerlendirdiklerine vurgu yapılmaktadır. 

Alimlerin büyük çoğunluğuna göre -İbn Kesir’e göre alimlerin ittifakıyla- bu ayette söz konusu edilen ayın yarılması olayı Hz. Peygamber (a.s.m)’in parlak bir mucizesi olarak gerçekleşmiştir.(geniş bilgi için bk. Taberi, İbn Kesir, ilgili ayetin tefsiri). Bu görüşlerin doğruluğunu gösteren delilleri şöyle sırlayabiliriz:

a.  Kâfilerin bu olayı inkâr edemeyip,“Bu öteden beri devam edip gelen bir büyüdür” demeleri, bu olayın vuku bulan bir hadise olduğunu göstermektedir. Nitekim, Ebu’s-Suud da Osman b. Ata’nın, babasından naklettiği “bu olay ileride kıyamet vaktinde olacak” şeklindeki görüşü, reddederken, delil olarak “Bu öteden beri devam edip gelen bir büyüdür” mealindeki ayeti göstermiştir.(Ebu’s-Suud, ilgili ayetin tefsiri).

b.“Onlar (hakkı/Peygamberi/ ayın yarılma mucizesini) yalan saydılar, heva ve heveslerine uydular” mealindeki ayette, inkârcıların yalanlamaları söz konusu edilmiş, fakat neyin yalan sayıldığı açıklanmamıştır. Onun için alimler, bunun -parantez içinde gösterdiğimiz- adı geçen hususlardan biri olduğunu söylemişlerdir.(a.g.y). Aslında, yalan sayılan nesnenin zikredilmemesi, ayetin siyakına uygun muhtemel bütün ihtimallere kapıyı açık bırakmaya yönelik olabilir. Bununla birlikte, bu nesnelerden zihne ve tekzip işaretine en yakın olanı “ayın yarılması” olayıdır.

c. Kur’an’da mazi fiillerinin gelecek için de kullanıldığı doğrudur. Bu sebeple,“Kıyâmet yaklaştı ve Ay yarıldı” ifadesini geleceğe matuf olarak algılamanın gramer açısından bir sakıncası olmayabilir. Fakat, ifade üslubu, mevcut geçmiş kipine uygun olarak yorumlamaya müsait ise, asıl olan fiilin manasını olduğu gibi vermektir. Buradaki -mealen- “kıyamet yaklaştı”ifadesini olduğu gibi algılamanın hiçbir sakıncası yoktur. Çünkü, Hz. Muhammed (a.s.m) zaten ahir zaman Peygamberidir. Bu da onun kıyamete yakın olduğunu göstermektedir. Kıyamet için bin-iki bin yıl fazla uzun bir zaman değildir. Nitekim bir hadis-i şerifte “Ben ve kıyamet bu iki parmağım gibiyiz( o kadar birbirimize yakınız)”(Buharî, Rikak, 39, tefsiru sureti 79; Müslim, Cumua, 37). Bir senenin diğer seneye kalan birkaç günü -senenin tamamına göre- nasıl yakın ise, Dünyanın ömrü için de kıyamete kalan birkaç senesi, -dünyanın bütün ömrüne göre- elbette çok yakındır.

Diğer hadis-i şerifte “Ben saat/kıyamet vaktinde geldim, fakat ben (yarışta) onu geçtim(ondan daha önce geldim.”(Tirmizî, Fiten, 39).

d. Ayın yarılması olayının Hz. Peygamber (a.s.m)’in bir mucizesi olarak gerçekleştiğini bildiren sahih hadisler vardır: Buharî ve Müslim’in naklettiğine göre, Abdullah b. Mesud: “Ay ikiye bölündüğü zaman biz Hz. Peygamber (a.s.m) ile birlikte bulunuyorduk. Bunun üzerine iki defa ‘İşte, siz de şahit olun!’ buyurdu.”(Buharî, Menakıb, 37, Tefsiru sureti 54/1; Müslim, Münafikîn, 43,44).

Diğer bir rivayet göre Hz. Enes şöyle demiştir: “Mekke halkı Resulüllah (a.s.m)’tan bir mucize istediler, o da onlara ayın ikiye ayrılması hadisesini iki defa gösterdi.”(Müslim, Münafikîn,46).

Bu sayfadaki bilgiler farklı internet sitelerinden derlenerek oluşturulmuştur. Yazının altında ilgili internet sitesi/sitelerine ait link/linkler verilmiştir.

sorularlaislamiyet.com/kamer-suresinde-o-saat-yaklasti-ay-yarildi-ifadeleri-kiyamete-isarettir-bunu-ayin-ikiye-bolunmesi-0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir