Çemberlitaş’ın Altındaki Gizemli Oda

Geçmişteki Zeus ve onlarca tanrıya tapınan Pagan Roma’nın yıkılması ve tek tanrılı, kitabi inanca sahip yeni Roma’nın kurulmasının ilk kutsal simgesi olarak görülen Çemberlitaş’ın altındaki bir odada, İsa peygambere ait eşyaların gömülü olduğu iddia ediliyor. Çemberlitaş’ın altında olduğu söylenen odada, imparator Konstantin döneminde Kudüs’ten getirilen Hz. İsa’nın mezarına ait kutsal toprak, orijinal haç parçaları, çiviler, kaymak taşından yapılan kase, ekmek kırıntıları ve Hz. Musa’ya ait taş ile Hz Nuh’un baltası, Hz Lut’a ait olduğuna inanılan asa, ve Hz Süleyman’a ait olduğuna inanılan 7 kollu şamdan” bulunuyor.

Tarihçilere göre, Konstantin M.Ö. 324 yılında annesi Helen’i Kudüs’e gönderir ve Kudüs’te İsa peygamber olduğuna inanılan mezarı açtırır.Mezardaki kutsal emanetler İstanbul’a getirilir M.S. 325 yılında da Konstantin Roma’yı alır ve Roma’daki Pagan Roma imparatorluğuna son verir. Roma’daki Apollon tapınağını yıktırır ve oradan getirdiği taşları Çemberlitaş’ın yapımında kullanır. Yaklaşık 11×11 metre ebadında ve 2,5 metre yüksekliğinde 4 parçadan oluşan bir ana kaide oluşturulur. Bu ana kaidenin içerisinde 1×2 metre ebadında küçük bir hücre oluşturulur. Kutsal eşyaların bu hücre içerisine bizzat İmparator Konstantin’in annesi Helen tarafından yerleştirildiği M.Ö. 340-400’lü yıllarda yazılan belgelerde ifade ediliyor. Çemberlitaş dikildiği vakit 8 ya da 10 parçadan ibaretti. MS. 1080 yılında isabet eden bir yıldırımdan sonra iki-üç parçası yere düşmüş, bu olaydan 70-80 yıl sonra imparator Manuel Comnenes, düşen taş parçalarının yerine, mermer başlık yaptırmış, üzerine bir de haç diktirmiştir. Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden sonra sütunun üzerindeki haçı indirdi fakat kutsal emanetlerinin oldukları yerde kalmasınıistedi ve hücreyi açtırmadı.

cemberlitas

Kutsal Emanetler

6. yüzyıl tarihçisi Heskiyosun Romadaki Angelica Kütüphanesinde saklı el yazması kitabında yazılı olan bilgiye göre, Romayı aldıktan sonra Apollon Tapınağını yıkan ve sütünlarını İstanbula taşıyıp bugünkü Çemberlitaş meydanına diken Bizans İmparatoru Konstantin ile Hz. İsaya inanan annesi Helena; Hazreti İsa, Musa ve Adem Peygambere ait olduğu iddia edilen kutsal emanetleri Çemberlitaşın altına gömdü. İçi oyulmuş taşa, Hazreti Nuhun gemisini inşa ederken kullandığı balta, Hz. Musanın asasını vurarak içinden su çıkarttığı kutsal taş, Hz. İsanın kutsal kâsesi, çarmıha gerildiği haçın parçaları ve çivileri ile Truvanın sembolü Palas Atenanın heykeli yerleştirildi. Kutsal emanetlerin üzerine 7 taş daha dikildi. Bizans tarihçisi A.A. Vasiliev, ‘Bizans İmparatorluğu Tarihi’ adlı eserinde Konstantin’in annesi Helena’nın Filistin’e gittiğini ve orada Hazreti İsa’nın gerildiği haçın parçalarını ve haç çivilerini alıp getirdiği yazmıştır.

1918 yılında İstanbul’un işgali sırasında Vatikan’dan bir grup rahibin gelir ve kutsal emanetlere ulaşmak için Çemberlitaş’ın hemen yakınındaki Vezirhan’da bir oda kiralayarak tünel kazarak yer altındaki ana kaideye kadar ulaşırlar. Ancak tünelden çıkan toprağın şüphe uyandırması üzerine yakalanırlar ve sınır dışı edilirler. Ülkemizde ansiklopedik içerik geleneğinin ilk örneği ola “Mecmua-i Fünun” adlı dergide şunlar yazılmştır; “Çemberlitaş’ın gerçek adı ’Konstantin Sütunu’dur. Etrafında çemberler bulunduğundan Türkler, Çemberlitaş demektedirler. Civarında birçok yangınlar meydana geldiğinden siyahlanmıştır. Bu yüzden Avrupalılar ’Yanık Sütun’ derler. Bizans döneminde ise ’Somaki Sütun’ adı ile anılırdı. 1 Haziran 1968’de Yılmaz Öztuna Tarih Mecmuası’nda şöyle demiştir; “Hazret-i İsa’nın gerildiği hakiki Haç’ın İstanbul’da Çemberlitaş’ın altında olduğu hakkındaki görüşü kuvvetlendirecek deliller mevcuttur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir