Einstein’in Zekasının Sırrı Çözüldü

Görecililik kuramını geliştiren ve dünya tarihinin en zeki insanları arasında sayılan Albert Einstein öldükten sonra beyni çıkarıldı ve halen ABD, Wichita’daki yaşlı doktorun evinde, bir kavanozda saklanıyor. Dr. Thomas Harvey, 1955 yılındaki otopsi sırasında, dehasıyla ilgili ipuçları bulabilmek amacıyla Einstein’ın beynini çıkarmıştı. Beyniyle ilgili temel bilgiler çok da farklı değil. Beyni, normal koşullarda 1,4 kg. olan insan beyninden %12 oranında daha hafif. Beyninden alınan örnekleri inceleyen nörologlar, bazı bulgulara rastladılar. Örneğin, düşünce için gerekli sinirleri besleyen “gliyal hücre” sayısının fazla olduğunu tesbit ettiler. 1999’da Kanada, McMaster Üniversitesi’nden uzmanların yaptığı araştırmalarda da, Sylvian fisürünün gelişmiş ve alt parietal lobunun normale göre % 15 daha geniş olduğu tespit edildi. Uzmanlar, gelişmiş Sylvian fisürünün, beyindeki bilgi alışverişini kolaylaştırdığını; parietal lobun ise, matematikle ilgili yeteneği ve uzay-mekân bağlantısı kurma yetisini artırdığını belirtiyorlar.

Florida Eyalet Üniversitesi’nden evrimsel antropolog Dean Falk, Einstein’ın beyninin büyüklük ve şekil açısından normal olduğunu, ancak beynin bazı kısımlarındaki anatomik özelliklerin oldukça farklı olduğunu söylüyor. Falk, Einstein’in beyninin prefrontal, somatosensoriyel, motor, paryetal, temporal ve oksipital kortekslerinin olağanüstü özellikler gösterdiğini belirtti. Bu özelliklerin Einstein’in mekansal ilişkilerin görsel algısı ve matematik yeteneklerine nörolojik destek sağladığına dikkati çeken Falk, “Einstein’in beyninin ön lobu aşırı derecede kıvrımlı, paryetal loplar da olağanüstü bir biçimde asimetrik. Somatosensoriyel ve motor korteksler ise sol yarımküreye doğru büyük bir genişleme gösteriyor” dedi. Falk’ın “Albert Einstein’ın Serebral Korteksi: Yayımlanmamış Fotoğrafların Ön Analizi” adlı çalışması, “Brain” dergisinde yayımlandı.

1955 yılında hayata vedan eden Einstein’in beyni, kafatasından çıkarılmış ve çeşitli açılardan fotoğraflanmıştı. Bu fotoğrafların çoğu, 1955 yılından bu yana kayıptı. Bu fotoğraflardan 14’ü, kısa bir süre önce fotoğrafları çeken patolog Thomas Harvey tarafından New Jersey’deki Ulusal Sağlık ve Tıp Müzesi’ne bağışlanan belgeler arasında bulundu.Einstein’in beyni fotoğraflandıktan sonra incelenmek üzere 240 parçaya bölünmüştü. Bu parçaların büyük bir kısmı, hala Princeton Üniversite’si bünyesindeki Ulusal Sağlık ve Tıp Müzesi’nde saklanıyor. Diğer parçaların nerede olduğu ise bilinmiyor. IQ’su 172 olan ünlü bilim adamının  yıllardır kavanozda bekleyen beyni üzerinde yapılan bir araştırma, Einstein’ın beyninin bir bölümünün anormal geliştiğini göstermiştir. Einstein’ın beyni McMaster üniversitesinin beyin bankasındaki beyinlerle kıyaslandı. Araştırma sonuçlarında Einstein’ın beyninde beyin çalışmasını sağlayan oligopdendroglia’nın daha çok bulunduğu belirlendi. Einstein’ın beyni genel olarak diğer beyinlere benziyorsa da, matematiksel düşünce ve boyutlu, hareketli düşünebilme yeteneğinin kontrol edildiği merkez Einstein’da normal beyinlere göre çok daha büyük.Einstein kelimeler yerine görsel boyutla ilgiliydi ve şekillerle düşünürdü.

einstein-beyni

Araştırmalar Einstein’ın sıradışı zekâya sahip olmasının 2 nedeni olduğunu gösteriyor. Einstein’ın beyninin aşağı bölgelerinin %15 oranında daha geniş olması ve slyvıan denilen yarığın daha az olması. Slyvıan çatlağı beynin yanında bulunuyor, doğuştan geliyor ve gelişimle değişmiyor. Einstein küçükken kafası doğumdan hemen sonra biçimsiz olduğu ve konuşması geç geliştiği için annesini çok endişelendirmiş. 3 yaşında konuşmaya başlamış ve bu yaştan sonra da konuşma zorlukları yaşamış. Einstein, 1955 yılında ölmeden önce “Kimse kemiklerime tapmasın” diye cesedinin yakılmasını istemiştir. Onun bu arzusu yerine getirilmiş ve külleri Delaware Nehri’ne savrulmuştur. Ancak Einstein’in yakılan bedeninde beyni ve gözlerinin olmadığı sonradan anlaşıldı. Einstein’in naaşının bulunduğu Princeton Üniversitesi Hastanesi’ne izin almadan giren patalog Thomas Harvey, Einstein’in beyninin bir parçasını alıp dilimledi. Bu dilimler şimdi Philedelphia’daki Mutter Müzesi’nde sergileniyor. 2011’de müzeye getirilen örnekler 46 beyin diliminden oluşuyor. Einstein’ın beyninin gri maddesi, müzenin en çok ziyaretçi çeken parçasını oluşturuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir