Yeni Maya Takvimi Bulundu

Guatemala’da araştırma yapan arkeologlar antik Xulun kentindeki küçük bir bina kalıntısının duvarında günümüze kadar bulunan en eski Maya takvimine ulaştı. 1200 yıl öncesine ait buluntular, şimdiye dek bulunan en eski Maya takviminden 600 yıl daha eski bir tarihe ait. Mayalar’ın o tarihte de astronomik gözlemler yaptığı biliniyordu ancak buna ait günümüze kalan bir kalıntı yoktu. Kalıntıları inceleyen uzmanlar, sanılanın aksine Maya takviminin 2012’nin çok daha ötesini hesapladığını belirtti.

Boston Üniversitesi arkeologlarının, William Saturno başkanlığında yapılan araştırmalarda buldukları takvim, 9. yüzyılın erken dönemlerine tarihleniyor. Araştırmaya katılan bilim adamlarından Anthony Aveni, keşif sayesinde, Mayaların, astronomi ile ilgili hesaplamaları, bunları bir kodeks haline getirmeden asırlar önce yaptığını öğrendiklerini söyledi. Takvimde, Ay, Güneş, muhtemelen Venüs ve Mars’ın yörüngelerine dair gelecek 7000 yılı gösteren hesaplamalar bulunuyor. Xultun’daki evin duvarlarında, Mayaların zamanın hesaplanmasında kullandıkları düşünülen, sayılardan oluşan tablolar bulundu. Tablolardan birinin etrafı Ay tanrıları tasvirleriyle çevrili. Bu tablo yardımıyla Mayaların Ay’ın hareketlerini kaydederek, geçen süreyi hesapladıkları sanılıyor. Güneş’in hareketlerinin de kaydedildiği bir tablo bulunan duvarlarda ayrıca Venüs ve Mars’ın hareketlerinin kaydedildiği bir çizelge mevcut. Bu takvimler sayesinde Mayalar dini ayinlerini önemli astronomi olaylarıyla eşzamanlı yapabiliyordu. Saturno, gizemli Maya halkı ile ilgili olarak şunları söyledi: “Mayalar, Dünya’da hayatın devam edeceği ve 7000 yıl sonra da her şeyin o günkü gibi süreceği öngörüsünde bulunmuş. Bizler, sürekli bir son arayışı içerisindeyiz. Mayalar ise hiçbir şeyin değişmeyeceğine dair güvenilir bir işaret arayışı içerisindeydi. Bu da Mayaların tamamen farklı bir mantaliteye sahip olduğunu gösteriyor.”

Maya uygarlığı milattan önce 2000 yılından 15. yüzyıla kadar orta Amerika’da varlığını sürdürdü. Daha sonra Amerika’ya gelen İspanyollar Mayaları kolonize etti. Uzmanlara göre Güney Amerika’daki Maya uygarlığı şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahipti. Maya astronomları sadece Güneş, Ay ve Mars’ı gözlemekle kalmamış uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve bunların hareketlerini de takip etmişlerdi. Xultun harabeleri ilk kez 1912’de keşfedildi. 1920’lerde ve 70’lerde yapılan çalışmalar harabelerin büyük oranda orjinal hallerinde korunduklarını gösterdi. Arkeologlar 30 kilometre karelik alanda 35 metrelik bir piramit ve binlerce farklı yapı buldu. 2005 yılında New Hempshire Üniversitesi’nden William Saturno burada bilinen en eski Maya duvar resimlerini keşfetti. 2010 yılında ise Dr Saturno’nun öğrencilerilerinden biri gün ışığına çıkarılan takvimi keşfetti. Keşfedilen takvim bugünden 7 bin yıl sonrasına kadar devam ediyor. Bilim dünyası, antik “duvar takviminin” keşfini çok büyük bir gelişme olarak görüyor. Bunun sebebi, bilinen ilk antik takvim ve astronomik tablolara ait kayıtlar, 11’inci veya 12’inci yüzyıldan kalma, Dresden Codex kitabından geliyor. Arkeolog Saturno, “duvar takvimi” ve Dresden Codex’in, çok daha eski tarihlere ait ancak yok olan kitaplardan edinilen bilgilerle hazırlanmış olabileceğini düşünüyor.

Evin duvarında Maya takvimi konusunda notlar keşfeden araştırmacılar, bunun Maya uygarlığından resmî bir kâtibin bilinen ilk kayıtları olabileceğini belirttiyor. Formüllere sürekli başvurabilmek için bir kitapta aramak yerine duvara yazılarak her zaman göz önünde olması sağlanmış. Bu şekilde kaydedilmesi sayesinde asırlarca korunabilmiş. Bir kitaba yazılmış olsaydı yok olması büyük bir ihtimal çünkü yazıların kaydedildiği döneme ait bir Maya kitabı bulunmuyor. Yeni Maya takviminde 24 zaman birimi yer alıyor.  Çizimlerde sadece beş tanesini görülebiliyor. Her biri oldukça geniş zaman dilimlerini temsil ediyor. Zaman birimlerini temsil eden bir sütunda, yaklaşık 17 baktun’a denk gelen zaman (6700 yıl) belirtiliyor. Bir diğer noktada, duvara “gizli bir numara” yerleştirilmiş. Araştırmacılar, bu belirteçlerin, binlerce yıl öncesine giden daha eski zaman döngülerinde kullanıldığını belirtti. Ayrıca, takvimin Mars ve Venüs gezegenlerinin döngülerini de gösterdiğine dikkat çekildi. Her Ay döngüsü için farklı bir kral tasvirinin kullanıldığı görüldü. Bu da, her döngüye ayrı bir kral/tanrı adandığına işaret ediyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir